 Bebek,
Boğaz’ın kuzey rüzgarlarına kapalı korunaklı limanı, kıyıya inen ağaçlık
yamaçları, vadileriyle tarih boyu Boğaz’ın incisi olmuş bir semttir. Bebek
adını, Fatih İstanbul’u aldıktan sonra Akıntıburnu’ndan Rumelihisarına
kadar olan bölgenin yönetimini üstlenen, yakışıklılığı nedeniyle bebek
diye anılan Mustafa Çelebi’den almıştır. 18. yüzyılda Bebek’te büyük değişiklikler
olur. III. Ahmed kıyıda çok zarif bir ahşap saray yaptırır: Hümayun Abad
Sarayı. Daha sonra dağıtılan devlet arazisinden pay alan ileri gelenler
kıyıda yalılar yaptırmaya başlar. Saray 1853’te bekçinin “Bu köşk daha
çok padişah eskitir” sözlerine öfkelenen Abdülmecid’in emriyle yıkılır.
Bebek semti, tarihinde iki tür devlet adamı görmüştür: Şeyhülislamlar
ve Dışişleri Bakanları. Şeyhülislamların semte yerleşme geleneği 18. yüzyılda
İsmail Efendi ile başlar ve Dürrizade Abdullah’la sona erer. Dışişleri
sorumluluğunu üstlenen devlet adamları dizisi ise Tavukçu Reis Mustafa
Efendi ile başlamıştır ve hala devam etmektedir.
Bugün Mısır
Konsolosluğu olarak kullanılan Hıdiv Sarayı Tanzimat döneminin ünlü vezirlerinden
Ali Paşa tarafından yapılmıştır. Paşa’nın ölümünden sonra yalı, Mısır
Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın “Validepaşa’’ lakabıyla ünlü annesi Emine
Hanım’a kaldı. Emine Hanım I. Dünya Savaşı sırasında eski yalıyı yıktırarak
art nouveau akımının en özgün eserlerinden biri olan bu kargir yalıyı
yaptırdı ve ölümünden sonra sefarethane olarak kullanılmak koşuluyla Mısır
Devleti’ne bağışladı. Bugün yalı bu vasiyet gereği Mısır Konsolosluğu
olarak kullanılmaktadır. Harem kısmı ise elçilik bürolarıdır.
Bebek Kahvesi
ve balıkçı kayıklarının hemen yanında, yeşillikler arasındaki Bebek Camii
1912’de Mimar Kemalleddin Bey tarafından yapılmıştır. Malzemesi Hereke
taşı, yayıları Hattat İsmail Hakkı ve Macit Beylerin eseridir. Yerinde
Sultan III. Ahmed zamanından kalma harap durumda bir ahşap cami vardı.
Ünlü Hümayunabad Kasrı da vaktiyle bu ahşap caminin yanındaydı.
18. yüzyıl
başında inşa edilmiş, Boğaziçi’nin özgün yalılarından biri olan Yılanlı
Yalı yangınlar sonucunda yok olmuştur. Sultan II. Mahmud bir gün kayıkla
buradan geçerken yalının büyüklüğü dikkatini çeker. Musahib Said Efendi
yalı sahibini korumak için yalıyı kötüleyerek “Aman efendimiz bu yalının
içinde pekçok yılan vardır. Yılandan geçilmez...” demiş, bu yalandan sonra
bu yalı da civarda Yılanlı Yalı diye anılır olmuştur. Kefçe Yalısı adıyla
da bilinen bu yapı bu yakınlarda işadamı Aydın Bolak tarafından, Yılanlı
Yalı’nın eski planları aynen uygulanarak, eski yalı ve konaklardaki yaşayış
hakkında çok canlı bilgiler verebilecek bir biçimde yenilenmiştir.
Kavafyan
Konağı İstanbul’un günümüze ulaşan en eski ahşap yapılarındandır. Konak
1751’de yapılmıştır. Ermeni Kavafyan ailesine ait konakta halen bu ailenin
bazı fertleri oturmaktadır.
İstanbul’daki
Fener Rum Ortodoks Patrikhanesine bağlı Aya Haralambos Rum Ortodoks Kilisesi’nin
ilk yapım tarihi bilinmemektedir. Kiremit çatılı kilise eskiden Aynaros
‘daki İviron Manastırına bağlı olup bu manastır tarafından onarılmıştır.
Bebek sırtlarının dikkat
çekici yapılarından olan Fransız Katolik Kilisesi ve Yetimhanesi 19. yüzyıl
sonlarında açılmış bir dizi katolik eğitim kurumundan biridir. Büyük bir
koruluk içinde yer alır. Daha önce aynı koru içinde bulunan Fransız okulu
1924 Lozan Anlaşması sonrasında kapanmıştır. Fransız Katolik Kilisesi
ise aynı korunun denize yakın kısmındadır.
Nişancı Sıtkı
Mehmet Paşa tarfından 17. yüzyıl’da yaptırılan Kayalar Mescidi’nin yerine
1877’de Kadiri tarikatına bağlı Şeyh Ahmed Niyazi Efendi tarafından bugünkü
kiremit çatılı ahşap yapı yaptırılmıştır. 1980’li yıllarda restore edilerek
ibadete açılmıştır. Zemininde Aya Yohanis Ayazması vardır. Bahçesinde
ünlü mutasavvıf İsmail Maşuki gömülüdür.
Boğaziçi
Üniversitesi/Robert Kolej dünyada Amerika Birleşik Devletleri sınırları
dışındaki en eski Amerikan Kolejidir. Kırım Savaşı sırasında İstanbul’da
bulunmuş bir misyoner olan Cyrus Hamlin ve Amerikalı yardımsever Christopher
R. Robert’in desteğiyle kurulmuştur. Önce 1863’te Bebek’te bir evde öğretime
başlayan okul, daha sonra Rumelihisarı sırtlarında, Ahmet Vefik Paşa’dan
satın alınan geniş arazi üzerinde 1868-1871 arasında kurulan binalara
taşındı. Orta ve lise eğitimi veren okulun binaları 1971’de Milli Eğitim
Bakanlığı’na devredilince, Robert Kolej Arnavutköy’deki Amerikan Kız Koleji
ile birleşerek Arnavutköy’e taşındı. Burada da Boğaziçi Üniversitesi kuruldu.
Kampüsteki tüm yapılar eski görünümlerini kaybetmeden eğitim işlevlerini
sürdürmektedir.
|